Bereket Duası İlgili Hadisler

Dua ile ilgili birçok hadisi şerif vardır; Allah Resûlü (s.a.v) buyurdu:
“Kime dua kapısı açılırsa ona rahmet kapıları açılır. Allahın en çok sevdiği şey kendisinden afiyet istenilmesidir. Dua başa gelen için de gelmeyen için de faydalı olur. Kazayı ancak dua önler. Onun için duaya sarılmalısınız.” Tirmizî.
Allah Resûlü (s.a.v) buyurdu: “Biriniz Rabbinden bütün ihtiyaçlarını istesin  hatta ayakkabısının kopan kayışını bile istesin.” Tirmizî.
Allah Resûlü (s.a.v) buyurdu: “Allaha kabul edileceğini kesinkes bilerek dua edin. Çünkü Allah gafil kalbin duasını kabul etmez.” Tirmizî.
*Allah Resûlü (s.a.v) buyurdu: “Dua gök ile yeryüzü arasında durur. Benim üzerime salât ve selâm edilmedikçe yükselmez. Beni hayvanına binen adamın su kabı yerine tutmayınız. Bana duanın başında ortasında ve sonunda salât ve selâm edin!”  Tirmizî.
*Allah Resûlü (s.a.v) buyurdu: “Günah ya da akrabadan alâkayı kesme olmadıkça kulun Allaha yapmış olduğu duanın karşılığında, mutlaka Allah ona dilediğini verir, ya da âhirette ona ondan daha iyisini saklar, ya da ondan bir belayı önler.”  Rezîn.
*Allah Resûlü (s.a.v) peygambere salâtüselâm getirmeden dua eden bir adam hakkında şöyle buyurdu: “Bu adam acele etti.” Sonra onu çağırtıp şöyle dedi: “Biriniz namaz kıldığında, Allaha hamdü sena ile başlasın, sonra peygambere salât ve selâm eylesin, ondan sonra istediği duayı yapsın.”  Tirmizî.
*Allah Resûlü (s.a.v) buyurdu: “Biriniz dua ettiği zaman “Allahım! Dilersen beni bağışla!” demesin! istemesinde samimi ve azimli olsun! Çünkü hiç kimse Allahı zorlayamaz.” Buhârî.
*Allah Resûlü (s.a.v) buyurdu: “Allah katında duadan daha kıymetli bir ibadet yoktur.” Tirmizî.
Allah Resulü (s.a.v) buyurdu: Sizden biriniz duâ ettiği zaman, yapmış olduğu duasına âmin desin.
Allah Resulü (s.a.v) buyurdu: Bir insan evvelâ yapmış olduğu duâya inanmalı ve duâ ederken “âmin” demelidir. “Âmin” manayı fiildir. Kabul demektir. Duânın kabulünü istemek hepimizin vazifesidir. Yoksa kabul olsun, olmasın ben yapayım da ne olursa olsun denmemelidir. Âmin demek yalnız biz ümmeti Muhammed’e verilmiş bir ilâhî bahşişdir. Ancak âmin kelimesini dudakla değil, kalple söylemek gerekmektedir.
Allah Resulü (s.a.v) buyurdu: Duanın kabul olunması yönünden en hızlısı, bir kimsenin gıyabında bir başkasına yaptığı duâdır.
Allah Resulü (s.a.v) buyurdu: Kalbinizde acıma hissi olduğunda duâ etmeyi bir avantaj bilin. Zira bu rahmet kaynağıdır.
Allah Resulü (s.a.v) buyurdu: Kalbde bir yumuşama hissedilince, yapılan dul rahmete ve kabule vesiledir.
Resûlullah (s.a.v.): “Merhamet edin ki, merhamet görün.
Dualar için birçok hadis vardır. Ancak genel hadislerin dışında bazı dualar içinde özel hadisler vardır;
Allahın Resulü (s.a.v) buyurdu; – Yemek Sofranıza hepiniz toplanınız (bir araya geliniz) ve yemeğe başlarken de Allah’ın ismini anınız (Bismillahirrahmanirrahim) , eğer böyle yaparsanız Yüce Allah o yemeği sizin için mübarek kılar.
Allahın resulü (s.a.v) buyurdu: – “Bereket ve bolluk Allah tarafından yemeğin ortasına iner; öyle ise yemeyi «tabak, sahan veya tepsinin» etrafından, yani, kenarlarından ve önünüze gelen kısmından yiyiniz, ortasından, tepesinden yemeyiniz.”
Allahın Resulü (s.a.v) buyurdu: – “Bereket bu üç şeyde de vardır. 1 — Cemaatte, 2 — Serit denilen yemekte, 3 — Sahur yemeğinde.
” Allahın Resulü (s.a.v) buyurdu: -Sen, evine, aile halkına vardığın vakitte onlara selâm ver; senin bu selâmın hem sana , hem de evinin halkına hayır ve bereket olur..
” Allahın Resulü (s.a.v) buyurdu: – ” Üç şey vardır, kim ki, Allah’ın fazilet ve keremine güven, Allah’ın rızasına ulaşma, sevap ve iyiliklerini elde etmek gayesiyle, o üç şeyi yapabildiyse, Yüce Rabbe lâyıktır ki o kimseyi geçiminde ve diğer konularda
– İlahi rızasına eriştirmek suretiyle yardım ve destek vererek, ömründe ve rızkında ona feyiz ve BEREKET verecektir:
1 — Üç şeyden birincisi hürriyetini kaybetmiş «köle, mazlum, mahpus-tutuklu olanlar gibi» bir kimseyi, Allah rızası için hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah’ın kuvvet ve kudretine güvenerek, sevap ve iyilikler kazanmak maksadıyla onları kurtarmaya çalışıp çabalamak, sebeplere yapışmak ve girişimde bulunmak.
2 — İkincisi, yine Allah’ın fazlı ve yardımına dayanarak, hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah’ın Rızasını elde etmek için – geçinmek ve rızık tasası çekmeyerek ve Allah’a tevekkül ederek-dayanarak – evlenmek.
3 — Üçüncüsü, «beyliğ-devlete»e âit olup boş kalmış arazi’yi, hükümetin izin ve müsaadesi ile sevap ve hiçbir noksanlığı olmayan Allah’ın Rızasını elde etmek için işlemek. İşte bu üç şeyi yapan kuluna, – Yüce Allah şüphesiz lâyık ve uygundur ki – yardım eder ve ona her konuda çok hayır ve bereket ihsan eder-verir..
” Dua ve Bereket ile ilgili hadislerin yanı sıra bizzat bereket duası ile ilgili ise şu söylenmiştir;
Kim bu karınca duasını beş adet ayrı ayrı kağıda yazarak her birini iş yerinin dört köşesine asar, bir tanesini de üzerinde taşırsa, Cenab-ı Hakk, o kimsenin iş yerine vedükkanına kendi hazinesinden rızık ve bereket indirir buyurulmuştur. Hem de öyle bereket ihsân eder ki, o yazıyı asan kişinin kendisi dâhi hayrette kalır. Dükkanına giren, alışveriş yapmadan çıkmaz. Hakk Tealâ, dükkanına karınca gibi müşteri yağdırır.
Satılmayan bir malın üzerine bu ayet 7 defa okunursa, Allah’ın izni ile o mal birkaç gün içinde satılır.

Yorumlar

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *